26 Nisan 2014 Cumartesi

İdolojiler

"Aman yavrum sen olaylara karışma tamam mı, uslu uslu okulunu bitir" diyeniniz oldu mu lan sizin de? İlla ki olmuştur amk. Ben var ya, bu cümleyi her duyduğumda o kadar nefret ettim ki bunu söyleyenlerden ve bu cümleden. Hele bundan kötüsü de şudur benim gözümde: "ben anlamıyorum bu gençler niye bi siyasi mesele yüzünden birbirlerine giriyorlar. Üniversite okumaya gitmiyor musunuz siz, ne işiniz var siyasetle?" İşte şunu bir türlü yediremedim kendime. Bunu söyleyen teyzelere, amcalara neler neler söylemek istedim de nefesim yetmedi anasını satayım.

Ama kurtuluşun yok benden hacı dayı. Şu an sırf senin kafandaki bir kaç kişinin gelip de bu yazıyı okuma ihtimalini düşünerek yazıyorum. Yani anlayacağın, ben senin bu yazıyı okuma ihtimalini sevdim be dayıcım. Gel otur şöyle, iki kelam edicez senle.

Daha geçen gün bir hocayla muhabbet ederken hocam şunu söyledi: "Ben karşıyım fakirlere yapılan yardımlara. Tamam çok muhtaç olana verilsin üç beş kuruş ama devlet benden vergisini alacak çatır çatır, benim paramla hiç çalışmamış bir ev kadınına sigorta yaptıracak. Sonra o kadın da gidip bedavaya muayene olacak. Yok öyle yağma."

Ne diyecez bu adama hacı dayı? Neyi paylaşamıyorsunuz diyordun ya hani... Siz okulunuza bakın sadece diyordunuz ya... Şimdi cevap verilmeyecek mi bu adama? Tartışmayacak mıyız hiç bir şeyi? Siyaseti bir kenara bırakıp mal gibi, inek gibi okulumuzu mu okuyacaz? Bir deyiversene bana, içinde yaşadığımız düzeni sorgulamayacaksak, bizi ayakta uyutanlardan hesap sormayacaksak biz ne skime okuyoruz bunca sene?

Yok dayı yok. Sen yanlış biliyorsun. Sen kayıp bir neslin temsilcisisin hacı dayı, hacı teyze. Siz darbe döneminin çocuklarısınız. Size göre siyaset gereksiz ve zararlı bir uğraş. Size sadece boyun eğmeyi öğretmişler. Cuntacıların anayasasına "evet" demeyi öğrenmişsiniz sadece. Şimdi de gece yarılarına kadar saçma salak dizileri izleyerek, işe giderek, işten gelip yemeğinizi yeyip tekrar tvnin başına geçerek ömür tüketiyorsunuz. Sizin için siyaset sadece seçim zamanı, o da futbol fanatizmine benzer bir fanatizmle konuşulması gereken bir konu sadece. O yüzden çocuklarınızın da tıpkı sizler gibi olmasını istiyorsunuz. Siz de istiyorsunuz ki çocuğunuz gitsin tıp okusun, mühendislik okusun. Sonra da işini eline alsın, gül gibi geçinsin gitsin. Fazla derinini düşünmesin hiç bir şeyin. "Her şeyden biraz bileceğine, bir şeyi tam bilsin" diye nasihat bile verirsin sen şimdi çocuğuna? haksız mıyım? Neyse ona dönecem sonra.

Şimdi isterseniz biraz önce bahsettiğim hocaya dönelim biraz. Bu adam "liberalizm" dediğimiz ideolojinin tipik savunucularından birisidir. Biliyorum, en çok duyduğunuz ama en az bildiğiniz ideolojilerden birisidir liberalizm. Hatta tvde falan duyduğunuz zaman etrafınıza sormuşsunuzdur belki liberalizm nedir yav diye de cevap alamamışsınızdır muhtemelen. Belki birisi de "yav yok mu şu özgürlük yanlısı liboşlar, onlar işte" diye sığ bir cevap vermiştir.

Basit şekilde özetliycem sana hacı dayı. Liberaller, serbest piyasayı savunan, serbest piyasa için demokrasinin de önemine dikkat çeken bir gruptur. Bunlara göre devlet elini eteğini çekmeli, elinin hamuruyla erkek işine karışmamalıdır. Ota boka vergi koymamalı, vatandaşın ne giydiğine ne içtiğine neye inandığına karışmamalıdır. Bırak ne yaparsa yapsın vatandaş der bu liberaller. Ne kadan da güsel değil mi?

Ama herkes için öyle değil işte be dayı. O kadar basit olsa herkes aynı ideolojinin çatısı altında birleşmez miydi? İşte buradaki sıkıntının temelinde de bizim hocanın söylediği söz var: "parası yoksa hastaneye gitmesin amk" mantığı. Tabi bunu sadece en hardcore liberaller söyler, ama her liberal bu konuda biraz da olsa hassastır. Yani onlara göre devlet bu "doğal" sürece pek fazla karışmamalıdır. Öyle herkese yardım yapılmaz. Fakirse fakirliğini bilsin derler. Devlet benim paramla dilencilerin karnını doyurmasın derler.

Peki nedir bu doğal süreç, hiç düşündün mü? Serbest piyasanın diğer adı kapitalizmdir. Hani şu komünist kız öğrencilerin polisler tarafından yaka paça götürülürken cırtlak sesleriyle "kahrolsun kapitalizm" diye bağırırken bahsettikleri kapitalizm. Biliyorum, komünizme bir gıcıklığın var. Sana burada komünizm propagandası da yapmıycam merak etme. Derdim o değil. Ama kapitalizm komünizmin zıttıdır diye düşünerek sakın ola ki bu sistemi matah bir şey zannetme olur mu? Değil çünkü. Yani eğer zengin birisiysen evet, belki. Ama ekmeğinin peşinde sabahtan akşama kadar hamal gibi çalışırken çocuğuna spor ayakkabısı alamadığı için utanan, üzülen bir babaysan; elin oğlu bedelli askerlik yapıp yırtarken kendi oğlunu 19 yaşında hakkari çukurcaya asker olarak uğurlayan bir anneysen, işte o zaman küfürlerini esirgememen gereken bir sistemdir kapitalizm.

İşte şimdi biraz olsun anladın mı ne demek istediğimi? Biraz olsun anladın mı neden üniversite okuyan gençlerin bok varmış gibi her şeye isyan edip aralarında kavga çıkardıklarını? Anladın mı siyasetin neden önemli olduğunu? Daha dur, şov daha yeni başlıyor.

Hani o hocam demişti ya, fakirlere yardım yapıyoruz diye ekonominin içine ediyorlar diye. işte o adamın derdi bu. Hesabındaki milyon dolarların bir gıdım eksilmesinden korkuyorlar bu insanlar. Kendilerince haklılar da. Öyle ya, para onların parası. Devlet kim oluyor da onların parasını çalıp, robin hood misali çalışmayan, tembel, kafası çalışmayan fakirlere dağıtıyor bu parayı?

Hocam, şimdi de sözüm sana. İyi oku burayı. "Benim param" diyorsun ya. Senin hesabındaki bol sıfırlı paraların batsın e mi? Hakkın  hukukun batsın e mi? hani en başta anlatmıştım ya liberalizm nedir diye. Bir şeyi buraya saklamıştım. Liberallerin bir özelliği de devleti "necessary evil" olarak görmeleridir. Yani gerekli kötülük. Devlet gereklidir ama kötüdür de. Kötüdür çünkü vergi alır, topluma müdahale eder, ekonomiye müdahale eder. Sistemin doğal işleyişine etki eder. Ama gereklidir de, çünkü o olmasa bir avuç zengini milyonlarca fakirden kim koruyabilir? Düşünsenize sizin yüzde doksanınızın kıçını yırtsa ömründe  göremeyeceği paraları bir avuç insan  bir günde kazanabiliyor. Devlet olmasa, böylesine büyük bir haksızlık nasıl sürdürülebilir?

İşte sevgili hocam. Sen bazı şeyleri kendi hakkın olarak görebilirsin. Belki de sen haklısındır. Belki de sırf şanslı birisi olarak, zengin bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldiğin için sabahtan akşama kadar çalışıp didinen ve buna rağmen kıt kanaat geçinen insanlardan çok daha güzel bir hayat yaşamayı hak ediyorsundur. Kim bilir, belki de yine sırf bu yüzden sen 20-30 bin tl para bulup askerden yırtabilirken, öteki adamın çocuğu hakkari'de bir çatışmada şehit olmayı hak ediyordur. Belki sen haklısındır, bu insanlar için devlete vergi ödememekte. Devletin bu insanlara "bedavadan" sigorta yapmasını, onları koruyup kollamasını eleştirmekte. Ama sıkıyorsa bunu o insanların yüzüne de söylesene? Açık açık fikirlerini deklare etsene? Biz hem zengin olduğumuz için çok ufak bir azınlık olarak büyük bir çoğunluğun emeğini, iş gücünü sömürmeye devam etmek istiyoruz; hem de onlar için ufacık feragatlarda bile bulunmak istemiyoruz diye? Ama yemez değil mi? İşte devlet de bunun için var zaten. Siz bu sistemin içinde şanslı bir azınlık olarak var olmaya devam ederken büyük bir kitle açlıktan midesi guruldayarak uyumaya çalışsın ve buna rağmen siz "acaba birisi malıma mülküme zarar verebilir mi?" diye huzursuzlanmayasınız diye var devlet. Bunu sen de biliyorsun bal gibi.

Sevgili hacı dayı. Bir nebze olsun anlayabiliyor musun şimdi neler döndüğünü hayatta? Sen okuluna odaklan, diyebileceğin kadar basit olmadığını görüyorsun değil mi? Şunu izle: http://www.youtube.com/watch?v=ksJRPGBN_rY

İzledin mi? Güzel. Bu amca kimdir, nedir bilmiyorum. Düzmece bir video olup olmadığını da bilmiyorum. Ama fark ettin mi üç kuruşa muhtaç adamdaki asaleti, olgunluğu?

Söylesene hacı dayı. Şimdi ben bütün onurumu, insanlık gururumu, insani hislerimi bir kenara bırakayım, aklımı ve mantığımı bir kenara bırakayım ve sadece derslerime odaklanayım öyle mi? Onca sene okuyayım, normalde liseyi bile bitiremeyecek bir zengin züppenin işinde, ona kazandırdığım paranın onda biri, belki yüzde biri, belki binde biri karşılığı çalışayım öyle mi? sonra da o adam senin için lütfedip üç kuruş vergi öderken "ben niye ödüyorum bu asalakların borcunu?" dediği zaman "haklısın patron" deyip kuyruğumu bacaklarımın arasına kıstırayım öyle mi? Kusura bakma be dayı. Ben beceremiyorum işte onu.

Son söz, evet biliyorum ki her zengin yukarıda saydığım gibi olacak diye bir şey yok. Bu yazıyı bütün zenginler hain, alçak ve şerefsiz insanlardır diye anlayacak olanlara da kafam girsin. Haydi kalın sağlıcakla!

1 yorum:

  1. İyi de abicim liberallerin üstüne fazla gitmemiş misin sence de. Yani liberaller özgürlükçü insanlardır ve her liberal zengin olacak diye de bir şey yok. Ama yazıyı beğendim fırsat buldukça takip ederim seni

    YanıtlaSil